Sonunda son 43.000’de 637 kişi içine kaldığımız toplantı günü gelmişti ve bizde Ankara’ya doğru yol alıyorduk. Ben Kütahya’dan Ankara’ya arkadaşım Furkan ise İstanbul’dan Ankara’ya. Sonunda otobüs Ankara’ya varmıştı. Ben ortalıkta şöyle bir tur attım. Sonra telefonu elime alıp Furkan’ı aradım. O da varmış zaten. Buluştuk falan filan derken. Gidiceğimiz yeri aramaya başladık. Daha doğrusu oraya nasıl gidebilirdik onu bilmiyorduk. Bu arada Ankara Otogarına AŞTİ diyorlarmış, Kütahya’da adam “AŞTİ’de mi iniceksiniz” diye 2-3 defa sordu ben “hıııı?” diye cevap verince “Ankara’da mı ineceksiniz?” dedi bende hemen “hı hı” dedim. Kendi kendime Aşti ne lan deyip durdum. Ankara’ya varınca anladım AŞTİ “Ankara Şehirler Arası Terminal İşletmesi” demekmiş.
Daha fazla ayrıntıya girmeden anlatmaya devam ediyim. Furkanla buluştuk. Ankara’da şehiriçine ücretsiz ulaşım varmış. Bindik bu otobüslere Etlik’te indik. Ama Etlik neresi diye otobüste 3 kişiye sorduk, 2’si Ankara’yı bilmeyen kişi çıktılar. Sonra işte Etlik’te indik, başladık Antares AVM’yi aramaya, Antares ne demekse artık. İsmini bir türlü tutamadım aklımda hep unutuyorum. Sonra uzun bir yol yüremesinin ardından Antares AVM’ye vardık. Ama saat daha sabahın 7.30’uydu. Bizim toplantı saat 15.30’da başlıcaktı. Karnımızda açtı, düştük yolara, pastahane aramaya. Karnımızı doyurduk yeniden yola düştük. İlk TBMM’ye gitmeye karar verdik, otobüslerle oradan oraya, oradan oraya derken ilk meclisi bulduk.
5 liralık bir giriş ücreti vardı, girdik bir kısa gezi düzenleyip yeni gidiş hedefimiz olan Anıtkabir’e doğru yol aldık. Minübüsçü ne kadar yakından geçiyorum dese de biz Anıtkabir’e varana kadar indiğimiz yerde bir 20 dakika yürüdük. Aslında Gençlik Otobüsünün Facebook sayfasında Anıtkabir’de ziyaretimizi gerçekleştirdikten sonra AVMye geçeriz yazıyordu fakat biz saat 10.00 gibi oradaydık. Yaklaşık 2 saat güneşin altında beklemeye niyetimiz olmadığı için biz ziyaretimizi yaptıktan sonra geri avmye döndük.
Avm’ye dönünce yine birşeyler atıştırdık. Sonra çaylarımızı aldık. Ben laptopu getirmiştim, bir site kodlaması kısmında takılmıştım onu Furkan’a gösterdim orda az da olsa onla uğraştık. Ve sonunda saat yavaş yavaş 15.30’a gelmeye başladı. Salon kapısına yaklaştık içeride düğün vardı geri döndük 😀 . Cidden diyorum böyle pahalısından bir düğün salonuydu. Sonra kapı önünde beklerken 2-3 arkadaş daha gördük. “Acaba sizde mi Gençlik Otobüsü için geldiniz” dedim ve tanışma kısmı başlamış oldu. Hatta bu arkadaşlarla aynı masayı paylaştık, lafladık, selfie çektik bir de üstüne whatsapp grubu kurduk.
Salona girdikten sonra masalara baktım arkadaşın biri tek başına masada oturuyor, bizde gittik usulca yanına oturduk. Sonra masa hafiften dolmaya başladı ve yanlış hatırlamıyorsam 9 kişi olduk. Sonra laf lafı açtı derken bildiğin kaynaştık biz. 😀 Ama uzun bir süre kimse kimseye adını sormadı. Sonra isimleri öğrenince zaten hemen üstüne selfie ve whatsapp grubu geldi. Selfie olayı güzeldi ama. İnşallah otobüste de bu arkadaşlarla birlikte oluruz ve inş. böyle fotolara devam ederiz.
Bu arada biz böyle laflarken Maksut Hoca’da anlatımına devam ediyordu 😀 . Açıkçası ben burada eleme olacak zannediyordum ama eleme filan olmadı 😀 . Anladığım kadarı ile Haziran başı veya ortasına kadar videoda anlattıklarımızla ilgili referanslar hazırlamamız gerekiyormuş. Olay bundan ibaret. Birde okulda imza toplar gibi toplantıda imza toplandı. Nere gitsek imza artık.
Bu arada toplantı arasında Gençlik Otobüsü Genç Kartlar dağıtılıyordu. Masa da 3 kişi başvuru yapmış. Açıkçası ben başvuru yapalı 1 hafta filan olmuştu galiba dedim ki benimki yoktur dedim ilk gelen kart benimki oldu 😀 .
Herşey bitti sona yaklaşıyorduk ki masa olarak kapıya çıktık ve selfielerimizi çekindik. Cidden güzeldi. Daha 3 saat önce tanıştığım insanlarla selfie çekindik 😀 . Ve sonra otobüs vakitleri gelmeye başlarken yavaş yavaş dağılmaya başladık. Tabi bizim otobüs saat 23.00 olduğu için biz Furkanla yine kısa bir Ankara turu yapalım dedik, dedik ama yapamadık gittik yine yemek yedik. Niye yapamadınız derseniz, etlikte durmuşuz, etliğe gitmek için etlik minübüsü bekliyoruz. Kafa o şekil yani. 😀 Sonra kafa yerine gelsin diye bir tane pide salonuna girdik. Orda güzelce karnımızı doyurduktan sonra terminale doğru yol aldık ve otobüslere binip evin yolunu tuttuk. Bu sefer bende Furkanla birlikte İstanbul’a döndüm. Evimi özlemiş napalım 😀 . Ayrıca aynı masayı paylaştığımız Furkan’a diğer Furkan’a, Ece’ye, Eda’ya, Muhammet’e Mehmet’e Erdi’ye ve Salih’e buradan kucak dolusu sevgiler. 🙂 Son olarak youtube koyduğum kamera arkası videosundan beni tanıyıp bana selam veren 3-4 arkadaş oldu onlara da buradan selam olsun 😀