2026

2026 yılına Japonya, Tokyo’da girmek nasip oldu. Roppongi’den Koto’daki kiraladığımız evimize dönerken. 2017’den beri yaptığım en güzel şeylerden biri her yıl başında o sene ile ilgili kısa bir hedef özeti tutmaktı. 2017’den beri yazdığım yazılara Yıllık Günlüklerim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Yazıya başlamadan yazıyı yazarken şu an Çin’in, Changzhou şehrinde bulunan havalimanında Japonya, Osaka’dan dönüş transferi sırasında İstanbul’a gidiş için bekliyorum. Saat Çin saatine göre 23.10 ve uçağın kalkmasına 100 dakika var. Yazıyı yazarken şu sıra çokça dinlediğim Papaoutai‘yi dinliyorum. Siz de yazıyı okurken dinlerseniz daha etkili bir okuma moduna geçebilirsiniz.

Her sene içinde bulunduğum senenin yazısına başlamadan bir önceki yıl ne yazmışım diye okuyarak başlıyorum. 2025‘de daha oturaklı basit hedeflerle ilerlemişim. Yaş olgunlaştıkça daha oturaklı ve geleceğe yönelik ilerleme kaydediyoruz galiba.

Kabaca şu maddeleri yazmışım;

  • Telefondan hatırlatmalar kurulacak. (Malesef hiç gerçekleştirmedim.)
  • Kendine uygun bir plan uygulaması bulup bunu kullanmaya çalış. (Bunu da gerçekleştirmedim.)
  • Yapay zekayı daha etkin kullan. Farklı yapay zekaları araştır. (Bunun üstünü niye çizdiğimi bilmiyorum ama yapay zeka konusunda kodlama, görsel, video ve promturluk konusunda çok ileri seviyelere ulaştığıma inanıyorum. Sonraki aşamalarda başka şeyler düşünmeye başlayacağım.)
  • Haftalık bir konuda 1 adet blog yaz. (Burayı boş geçtim.)
  • 40 yaşından önce 10 listesinden bir maddeyi başlat. (Aslında buradaki bazı maddelerin temeli atıldı. O yüzden bunu turuncu yapacağım. Yani yarı yarıya.)
  • Blog’u İngilizce ile senkronize et. (Bu mükemmel seviyede iyi oldu. Blog şu an %100 İngilizce ile entegre durumda.)
  • 1 adet büyük hedef belirle ve ona doğru ilerle. (Bunun ismi myRota oldu. Ve maşallah diyelim Allah’a şükür nehir gibi akmasada damlaya damlaya gidiyor. Bu da şu anlık benim ilerlemem için benim itici kuvvetim oluyor.)
  • 60 eksi’yi 2025’te geliştir. Yeni bir ekleme yap. Yatay içerik hazırlamak olabilir. (Belgesel) (60eksi’yi bitirdim. Ama bu konuya birazdan döneceğiz.)
  • Burak Bayram ana sosyal medya hesaplarımı devam ettir. (Burak Bayram için özellikle IG kısmı baya ilerleme kaydetti. Bu yüzden benim için bu da yeşil rengi fazlasıyla hak ediyor. Ayalık 2-3 milyonluk izlenmeler yeşili hak eder.)

Genel olarak baktığımızda verimli bir sene benim için. Hatta üstüne birçok şey oldu. Bu sene üzüldüğüm anlarda olmuştur elbet ama neredeyse hepsinde bir hayr olduğuna inandığım için herhangi bir pişmanlığım yok. Allah daha güzel, hayırlı, afiyetli ve mutlu günler nasip etsin. Hepimize.

Bu sene 3 ay ve 2 gün süren bir Asya turu yaptım. Ve bunu Dünya Turu olarak isimlendirdim. Çünkü daha önce hazırladığım 27’den önce 27 isimli bir listem vardı ve burada 90 gün üstü Türkiye’ye giriş yapmadan yolculuğuna devam edersem bunu Dünya Turu olarak kabul edeceğimi söylemiştim. Ve bu çok çok çok şükür gerçekleşti. Hayatımda iyi ki yapmışım diyeceğim şeylerden biri oldu.

Bu sene sanırım 12 ay’ın 5 veya 6 ayı ülke dışında vaktim geçti. Lise’deyken sürekli yurtdışında olmak, sürekli uçağa binmek ne güzel olur diye aklımdan geçirmişimdir. Çoğumuz geçirmişizdir. Allah duaları kabul ediyor gerçekten. Ne için dua ettiğimize dikkat etmemiz gerekiyor. Ama çok şükür benim için bu yolculukların hepsi birbirinden ayrı güzeldi. Yani gerçekten çok şükür. Tabii ki iş değişiklikleri vs. oldu. Ama eskisi gibi kendi hakkımda özel bilgi paylaşmaktan vazgeçtim. Eskiden her şeyi paylaşırdım ama bunu yapmak iyi bir şey değil. Eğer yapıyorsanız olabildiğince şahsi bilgilerinizi ailenizi ve diğer şeyleri paylaşmaktan çekinin. Eskiden sosyal medyada görünür olabilmek bir marifetti artık görünmemek bir marifet. Diyeceksiniz ki sen her an sosyal medyadasın. Benim işim bu olduğu için benim için mecburiyet. Ama iş yönünden çok önemli olmayan şeyler açısından artık sosyal medyada olabildiğince paylaşım yapmamaya çalışıyorum.

Dedem başardıklarını herkese söyleme derdi. Bunu dedem vefat ettikten sonra anladım. Sizin başarınız sizinle kalsın. Aileniz ve çok çok yakınlarınız bilse yeterli. Sadece çok kritik ve söylenmesi çok fazla önem arz ettiği yerde bunlardan bahsedin. Şey gibi düşünebilirsiniz. Oda da en sessiz, sakin ve konu hakkında en az bilgisi sahibi kişi gibi gözükmekten çekinmeyin. Bazen işinizi kolaylaştırır. Bu cümlenin altını 10 paragraf ile doldururdum ama yaş aldıkça veya deneyim kazandıkça siz de anlayacaksınız. Sessiz olmak, gösterişten olabildiğince uzak kalmak çok rahatlıcı ve güzel bir şey.

Bu yazıyı okuyan dostlarım için genel ilham olması açısından hedeflerimi bu yılda paylaşayım. Kabaca olacak şekilde;

-Olabildiğince özelimi paylaşmadığım ve kendi başarılarımdan bahsetmediğim bir yıl olarak geçmesini hedefliyorum.

-myRota uygulamasını Android, IOS ve Web arayüz yönünden geliştirmeye devam edeceğim.

-60eksi ile ilgili ne yapacağıma karar vermem gerekiyor. Bunun artılarını ve eksilerini hedefleyip ona göre ilerleyeceğim.

-Spor alışkanlığı edinmeye çalışacağım. Çünkü kendimi yazılıma veya video editörlüğe verdiğimde 24 saatin 18 saati bilgisayar başından kalkmadan geçirebilme kabiliyetim var. Çalışmak güzel ama bu seviyede bir hareketsizlik insanın sağlığını çok kötü etkileyebilir. Bunun önüne geçecek önlemler almaya çalışmalıyım.

-Son olarak bunu son 2 yıl içinde çok fazla deneyimledim. Bu sene hem kendime hem de size tavsiyem olacak. Değişiklikten, değişmekten ve farklılıklara açık olmaktan korkmayın. Kişisine göre nazik olmayı da bilin, uzak durmayıda.

O zaman gelecek seneki yazımıza kadar kendinize iyi davranın ve Allah’a emanet olun.

2 Comments

  1. Dilruba 5 Ocak 2026 at 00:14

    Selamünaleyküm😊
    Öncelikle sizi uzun zamandır takip ediyorum. Aslında güzel bir girizgâh yapmak istemiştim ama yazılarınızı okuyup sizi izleyen biri olarak, çok merak ettiğim o soruyu hemen sormak istedim. O yüzden giriş kısmını atlıyorum.
    Nasıl tek başınıza konfor alanınızdan çıkıp bu kadar uzak yerleri gezebiliyorsunuz? Bu durum beni gerçekten çok şaşırtıyor. Gezmenin çok güzel bir deneyim olduğuna yüzde yüz katılıyorum ancak dilini bilmediğiniz bir yerde olmak (İngilizce bilseniz bile Türkçe kadar rahat ifade edemezsiniz), tek başına hareket etmek… Bilmiyorum, bana çok zor ve şaşırtıcı geliyor.Mesela hiç gittiğiniz bir ülkede deprem olursa ne yaparım diye düşündünüz mü? Ya dolandırılırsanız, paranızı kaybederseniz ne yaparsınız? Yediğiniz bir yemek midenize dokunsa, hastanelik olsanız tedavi sürecinde birine ihtiyaç duyarsanız ne olur diye aklınızdan geçirdiğiniz oldu mu? Ya da planladığınız güzergahtan farklı bir noktaya gitmek zorunda kalsanız ne yaparım diye düşündünüz mü?Kabul ediyorum, bunlar biraz fazla detaycı düşünceler olabilir ama sonuçta yolculukta her şey başa gelebilir. Bunlar, hep gezebilen —özellikle de sizin gibi gezen— insanlara sormak istediğim sorulardı.2025 için bir vision board hazırlamış biri olarak, kendime koyduğum ilk hedef yaşadığım şehrin gezmekti. Basit, daha ulaşılabilir ve beni gezmeye teşvik edecek bir hedefti. Ama inanın bunu bile yapamadım. Konfor alanımdan çıkmamaya o kadar alışmışım ki, ne kadar istesem de gezmeyi ve görmeyi arzuladığım hâlde bunu gerçekleştiremediğimi fark ettim.Bu yüzden son olarak şunu sormak istiyorum gezmek isteyip buna cesaret edemeyen birine verebileceğiniz tavsiyeler var mı? Varsa bunlar nelerdir

    Reply
    1. Burak Bayram 7 Ocak 2026 at 14:54

      Vealeykümselam,

      Konfor alanı çok sıkıntılı bir konu. Ben aslında çok tembelleştiğimi düşündüğümde biraz zorla kendimi başka yerlere atmaya çalışıyorum. Rahata alışmak çok kolay. Hatta normalde biriktirmem gereken parayı harcıyorum bu tür gezilerde, mantıklı mı belki değil ama benim için o an bu mantıklı geliyor ve beni başka işler yapma konusunda ilerlememi sağlayan bir şey olduğuna inanıyorum. Yolda olduğumda ya da şöyle söyliyeyim evimden uzak olduğumda ve konfordan uzak olduğumda belki 3-4 kat daha verimli çalışıyorum. Ülke dışında Japonya’da depreme yakalndım ama çok şükür bir sıkıntı olmadı. Ama o olay konusunda ölüm zamanım geldiyse veya başıma başka bir şey gelecekse bu her yerde meydana gelebilir. Kaldırımda yürürken kafama saksı da düşebilir. Bu tarz şeylerden korkmadan Bismillah deyip yola çıkmalı. Tabii ki bazı gerekli önlemler de yola çıkmadan alınmalı. Mesela Booking’den tuttuğum bir otelin gerçekte olmadığı ortaya çıktı. Ona göre kenarda her zaman yedek belli bir miktar para tutuyorum. Ya da aniden ülkeme dönmem gerekirse diye uçak bileti parasını önceden olabildiğince planlamaya çalışıyorum. Çok arıştırıp, planı çok sağlam yapmayı sevdiğim için bu tarz şeyler şu ana kadar çok bir sıkıntı çıkartmadı ama bir gün bir şey olur belkide paniklerim ama gün sonunda oradaki kişilerin de insan olduğunu unutmamak lazım. Endonezya’da midemi baya bozmuştum ama bir markete girip Google trasnlate ile sorunumu Endonezyaca olarak çevirtip anlattım. Mide ilacı vermiştiler. Bir şekilde sorun çözülüyor. Belki 1 dakika değil, 10 dakika sürüyor ama bu da bir deneyim. Yolda o kadar çok şey öğreniyorsunki bunu kitaplardan okuyarak öğrenmek çok zor. Mesela Endonezya’da bir balıkçı restorantrında bir yanardağ gezisi sonrası 3-4 tane Hollandalı gence iş hayatı konusunda öğüt vereceğim kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Mesela Avrupa’daki iş sıkıntıları konusunda birinci ağızdan iş bulmnaya çalışan gençlerden dinleyeceğimi de düşünmezdim. Yolda olmak bazen insana zor geliyor. Evini ve sevdiklerini özlüyorsun ama okuyarak öğrenemeyeceğin şeyler kazandırıyor. Gün sonunda her milletten insanın senin gibi sorunları olduğunu öğreniyorsun. Yolda olmak insana farklı bakış açıları kazandırıyor.

      Bu arada bende ilk defa tek başıma yurt dışına çıktığımda korkmuştum biraz. Ya birşey olursa, ya şöyle olursa. Ama sonra şunu fark ediyorsun. Yeni yüzmeyi öğrenen bebeği nasıl havuza atıp yüzmesini sağlıyorlarsa sende o şekil atlıyacaksın havuza ve bir şekilde bu deneyimleri yaşayarak öğreneceksin. Sevgi ve selam ile..

      Reply

Dilruba için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir