Bu işlere nasıl başladım? Ne zaman? Nerede? Niçin? Hayırdır İnşallah… 😀 Az bir düşüneyim birazdan size döneceğim. OKS’nin bitmesiyle birlikte bizim eve internet bağlanmıştı çok iyi hatırlıyorum. Bu ADSl’ler yeni yaygınlaşmaya başladığı dönemde. Hatta ilk aldığım modemi hatırlarım. Yanlış modem mi ne vermişlerdi bana 2-3 sonra gidip geri verdim bana başka bir modem verdiler ve ben internette erişim sağladım. Erişim sağladım ama lise başlıyordu ve ben Sakarya’da Akyazı Anadolu Öğretmen Lisesi’ni kazanmıştım. İnternettten ayrılık vakti. Ama tabi aynı dönemde ablamda üniversitesınavlarına hazırlanıyordu ve şehir dışında okuma ihtimaline karşı annemler beni geri İstanbul’a naklimi aldırdılar. O kısımda şöyle bişey oldu. Dr. Kemal Naci Ekşi Anadolu Lisesi beni kabul etti (Ne olsa Anadolu Öğretmenden geliyorum 😀 ) Ama Benim Anadolu Öğretmen Lisesi beni bırakmıyor. Ciddi ciddi beni bir süre bırakmadılar. Niye derseniz tabiki beni çok sevmişler o yüzden de var tabiki ama Anadolu öğretmen lisesinden ayrılmak için belli bir süre okulda okuman gerekiyormuş. Hemen ayrılamıyormuşsun. Daha sonra İstanbul’a döndüm.
Ve benim lise hayatımı çok kötü seviyelere çekecek olan internet hayatımda evime dönmemle birlikte başlamıştı. İstanbul’a dönünce derse dair en küçük bir iz kalmadı. 7/24 şeklinde bilgisayar başındaydım. Oyunda oynuyordum elbet ama bir site kurma sevdası tutmuştu beni. TR.GG efsanesi. ilk 50.000 üyesinden biri olabilirim. Tam hatırlamıyorum. Şu anda 4.636.761 üyeleri var. Siz düşünün ve o dönemde yaşım küçük ama böyle siteler için kodlarla oynayarak içerik hazırlıyordum. Ve bu kodların hepsinin çıktığı nokta benim sitemdi. Yani o sıralar tr.gg’de baya ünlüydüm. Abartmıyorum. Baya baya iyiydim cidden. Ve yaşıtlarım üstündeki adamlarla kapışıyordum. Tabi böyle işlerden zevk alınca liseyi kim ne yapsın. Hem de boru gibi sınavlar yapan bir Anadolu
lisesi ise. Şimdi düşünüyorum lise de o kadar sıkıntı çekmesem şu site olaylarında de durumda olurdum diye ama işte. Neyse bir şekilde lise de bitti Allah’a şükür. Ama o lise döneminde başıma neler geldi neler. Anlatsam roman olur derler ya benimki roman olmaz Cilt yaparım ben yazdıklarımdan Cilt. 20 ciltlik seri yaparım 😀 . Kısa bir bölüm anlatayım. Yaşım küçük Digitürk’ün bir maç özetini Youtube’a yüklemişim. Bunuda senininternetin.net’te paylaşmışım. (O zamanlar site 10-11bin tekil hit ziyaretçi alıyordu) Digitürk’ün internet ekibi varmış. Ben çocukluk saflık bir arada bu videonun altına e-mail, isim, unutmasam doğduğum yeri yazcam o şekil. Adamlar bana e-mail atmış. Youtube’da izlenme sayısı kadar sizden para talep edilecektir. Ulan ben bir tutuştum. Ne anneme ne babama söyleyebiliyorum. Sonunda Bismillah deyip anneme söyledim. Bir baktım annemde en küçük bir kızma tepkisi yok. (Anneme buradan teşekkür ediyorum. Böyle zamanlarımda bana bir kez bile kızmışlığı yok. (Başımın derde girdiği vakitlerde) bu nedenle bende başımı pek derde sokmamaya çalışırım.) İşte sonra annem dur bakalım bir Digitürk’ü arayalım dedi. Annem aradı konuştu filan yaşım küçük diye iş okeylendi. Ama ben bir tutuştum o gün. Halimi bir ben bir Allah bilir. Sonra Digitürk ekibine e-mail attım. Sitenin Database’ini sildim. Youtube hesabımı sildim. Annem telefonla Digitürk ekibiyle filan konuştu diye sonra kurtuluş. yeahhhh 😀 Bir daha o yüzden korsan işlere bulaşmadım. Başınız yanabilir. Dikkat.
İşte lise hayatım boyunca çok basit kısa bir anım. Böyle başıma gelen baya bir anım var. Çoğu şeyi deneyip öğrenme yolunu seçerim. Allah’a şükür daha başıma büyük bir iş açmadan öğrenmeye devam ediyorum. Bana ağır patlayan deneyip öğrenme yöntemlerimde iki bilgisayarı pert etmişliğim. 2 hardisk patlatmışlığım. 1 yazıcıyı parçalayıp geri toplayamama durumum buna benzer birçok elektirikli alet ve teknolojik aleti pert etmişliğim vardır. Ama, ama ve ama şu anda birçok teknik servisten daha fazla bilgiye sahip olmamda bu deneyimlerim sayemde olmuştur.
Nereden nereye geldim. İşte daha sonra senininternetin.net yerine senininternetin.com’a geçiş yaptım. Sonra lisede gerçekçi olursak zeki biri olduğumu düşündüğüm halde çalışmamaktan berbat bir lise yaşantısı geçirmenin ardından Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğini kazandım. Yalan yok bunun için LYS’ye son 1 ay çalışmıştım 😀 . Üniversite de Bilgisayar Mühendisliğini kazandım ne oldu? Arkadaş yine Matematik, yine Fizik. Kurtuluş yok. Bilgisayar Mühendisliği hep bilgisayar başındasınız ama zevk almadıktan sonra… Elle tutulur bir proje yok. Kendin öğrenmediğin sürece bilgi yok. Çalışacan başka yolu yok. Ama yinede Mühendislik okuduğuma memnunum çünkü bunca sene Bilgisayar Mühendisliği dedik, şimdi gidip Matematik okusaydım ayıp etmiş olurdum, hemde Üniversiteyi bitiremezdim 😀
Başımdan geçen bir ton olay var yaz yaz bitmiyor. Ben yazarım ama siz bu kadar uzun yazı okumazsınız. 😀 Neyse Kalın Sağlıcakla. Allah’a Emanet Olun. Derslerinize çalışın. Eğer gerçekten çalışamıyorsanız hayalini kurduğunuz iş için çalışın. Bu ikisi de yok diyorsanız, arkadaş yanlış anlama ama sen napıyon yav?